25 Temmuz 2020 Cumartesi

Son Ada

Baskı tarihi:Eylül 2013
Sayfa sayısı:196
Kitabın türü:Edebiyat, Roman
Yayınevi:Doğan Kitap

Zülfü büyük kapıdan bu romanıyla girmiştir."
-Yaşar Kemal-

Son Ada'nın adsız anlatıcısı, adını kendisinin koyduğu bu yeri "son sığınak, son insani köşe" olarak niteliyor. Anlattığı, nerdeyse bir ütopya: "Herkes elinden geldiği kadarını, içinden geldiği kadarını yapıyordu." Ancak bu durum uzun sürmez: Ülkenin darbeci başkanının emekliliğini huzur içinde geçirmek için adaya yerleşmesi, bu cennet adada yaşayanların huzurunu kaçıracaktır.

Başkan, Son Ada'yı her tür "anarşi"den kurtarmaya kararlıdır. Adanın halinden hoşnut toplumunu "çoğunluğun oyları neyi işaret ediyorsa onu yaparak" oluşturduğu "kurul"lar eliyle yönetmeye, adanın ağaçlıklı yolunu "park ve bahçe geleneklerine göre düzenlenmiş" bir hale getirerek başlar. Görünüşte her şey demokratik geleneklere uygundur.

Ütopya tam bir distopyaya dönüşürken, başta martılar, bu gidişe başkaldıranlar da vardır...
.
.
.

Son Ada, son sığınak, son insani köşe...  Ister istemez kıyaslıyor insan her cümleyi yaşadıklarımızla.Bizim "Son Ada'mız" umarım böyle yanmaz, yıkılmaz

KITAPTAN ALINTILAR

Siyasetle ilgin olmadığını biliyorum ama yaşadığın dünyaya gözlerini bu kadar kapatmaya hakkın yok."

Bir yerde kötülük varsa, oradaki herkes biraz suçludur.

İnsanlar eşit değildir. Güçlüler ve zayıflar vardır ve hayat bunlar arasındaki mücadeleden ibarettir.

Evet, yürekleri nasır bağlamış bu insanların

Huzurluyduk, kimse kimsenin işine karışmıyordu. Onca yaralanmadan, hayal kırıklığından ve derin acıdan sonra adada edindiğimiz yeni dostlar o kadar yürekten seviyordum ki, buraya '' son ada'' adını takmıştım,
Evet evet; son ada, son sığınak, son insanı köşeydi burası.
Tek istediğimiz bu dinginliğin bozulmamasıydı.

Size bir şey okuyacağım!” dedi, “dinleyin.”
Sonra şu kısa şiiri okudu:

Yasak tanımaz rüzgâr
Zincir vurulamaz martıya
Bir de insan kalbine.

Zemheri soğuğunda serçe ve yavrusu bir dala konmuş.Biraz sonra bıyıkları buz tutmuş ve gözleri soğuktan yaş içinde bir avcının yaklaştığını görmüşler
Serçe yavrusu "Bak Anne" demiş, ne kadar merhametli bir adam,gözleri yaş içinde" Anne,yavrusunu ses çıkarmaması için uyarmış.
"Sen onun gözündeki yaşa değil, elindeki kana bak !"

Hiçbirşeyi protesto etmiyorduk, karşı çıkmıyorduk."Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın!"diyor ama yılanın bize de dokunacagını hesap etmiyorduk.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder