📚İlk olarak 97'lerde çok popüler olduğu için okumuştum Simyacı'yı. Hala çok satan, çok indirilenler listesinde Simyacı. Dünyaca ünlü Brezilyalı yazar Paulo Coelho'nun bu eseri aslında bir roman. Ama hem mistik hem felsefik hem fantastik bir roman. Biraz da kişisel gelişim kitabının romanlasmış hali gibi.
📚 Öyle öykünün akışına kapılıp bir çırpıda okumak yerine verilen mesajları sindirmek, üzerine düşünmek kişisel gelişime epey destek verebilir zannımca.
📚Simyacı, İspanya'dan kalkıp Mısır piramitlerinin eteklerinde hazinesini aramaya giden Endülüslü çoban Santiago'nun masalsı yaşamının öyküsü. Santiago hazine bulmak amacıyla çıktığı yolda kral Melkisedek, Billuriyeci, İngiliz ve en son Simyacı ile tanışıyor. Bu kişiler Santiago'ya kendi "kişisel menkıbesini bulma" amacını kazandırıyor.
📚Yıllar önce olduğu gibi yine severek okuduğum bu kitapta , keske başka ifadeler kullansaydı, hiç şık olmamış dediğim bir bölüm oldu: "...yüksek kulelerin tepesine çıkıp şarkı söyleyen din adamları, bunların çevresinde de diz çöküp alınlarını yere vuran insanlar görmüştü.
"İmansızların tapınmaları," diye düşündü." (s.62)
KİTAPTAN ALINTILAR
On altı yaşına kadar papaz okuluna gitmişti. Ana babası, onun din adamı olmasını istemişlerdi; tıpkı koyunları gibi, yalnızca su ve yiyecek için çalışan yoksul bir köylü ailesi için gurur kaynağıydı böyle bir şey. Latince, İspanyolca ve din bilim okumuştu. Ama, daha küçüklüğünden itibaren dünyayı tanımayı hayal etmişti, Tanrıyı ya da insanın günahlarını öğrenmekten çok daha önemliydi böyle bir şey. Bir akşam, ailesini görmeye giderken, bütün cesaretini toparlayıp babasına rahip olmak istemediğini söyledi. Yolculuk yapmak istiyordu.
*
"Bir düşü gerçekleştirme olasılığı yaşamı ilginçleştiriyor,"
*
...düşler, Tanrı'nın diliyle konuşurlar. Tanrı dünyanın diliyle konuşursa bunun yorumunu yapabilirim. Ama senin ruhunun diliyle konuştuğu zaman bunu yalnızca sen anlayabilirsin.
*
...insan her zaman aynı insanları görürse, bunları yaşamının bir parçası saymaya başlar. İyi, ama bu kişiler de bu nedenle, yaşamımızı değiştirmeye kalkışırlar. Bizi görmek istedikleri gibi değilsek hoşnut olmazlar, canları sıkılır. Çünkü, efendim, herkes bizim nasıl yaşamamız gerektiğini elifi elifine bildiğine inanır. Ne var ki, hiç kimse kendisinin kendi hayatını nasıl yaşaması gerektiğini kesinlikle bilmez.
*
Kim olursan ol, ne yaparsan yap, bütün yüreğinle gerçekten bir şey istediğin zaman, Evrenin Ruhu'nda bu istek oluşur. Bu senin yeryüzündeki özel görevindir."
*
Karar vermek, alıştığı şey ile sahip olmayı çok istediği şey arasında bir seçim yapmak zorundaydı.
*
Mutluluğun Gizi dünyanın bütün harikalarını görmektir, ama kaşıktaki iki damla yağı unutmadan.'"
*
Bir çoban gezmeyi sevebilir ama koyunlarını asla unutmaz.
*
Yeryüzünde herkesin anladığı bir dil vardır ve kendisi, dükkânı geliştirirken bu dilden yararlanmıştır. Bu coşkunun dilidir, arzu edilen ya da inanılan bir şeyi gerçekleştirmek için sevgi ve tutkuyla yapılan girişimlerin dilidir.
*
"Bir şeyi gerçekten istediğin zaman, arzunu gerçekleştirmeni sağlamak için bütün evren işbirliği yapar," demişti yaşlı kral.
*
Bir şeye karar vermek, başlangıçtan başka bir şey değildir. İnsan bir şeye karar verdiği zaman, karar verdiği sırada hiç öngörmediği, düşünde bile aklına gelmeyen bir yöne doğru, şiddetli bir akıntıya kapılıp gidiyordu.
*
İnsanlar bir yığın acayip şeyler söylüyorlar. Bazen, koyunlarla birlikte yaşamak çok daha iyi, konuşmaz koyunlar, yiyecek ve su aramaktan başka bir şey yapmazlar. Ya da kitaplar, dinlemek isterseniz size ilginç öyküler anlatır kitaplar. Ama insanlarla konuşurken durum başka, öylesine tuhaf şeyler söylerler ki, konuşmayı nasıl sürdüreceğinizi bilemezsiniz.
*
"Evrenin bir ruhu olduğunu ve bu ruhu anlayan kimsenin nesnelerin dilini anlayacağını öğrendim. Birçok simyacının kendi Kişisel Menkıbesini yaşadığını ve sonunda Evrenin Ruhu'nu, Felsefe Taşı'nı, Ebedi Hayat İksiri'ni keşfettiklerini öğrendim.
Özellikle de, bu şeylerin çok basit olduğunu ve bir zümrüdün üzerine yazılabileceklerini öğrendim."
*
ne geçmişte, ne de gelecekte yaşıyorum. Benim yalnızca şimdim var ve beni sadece o ilgilendirir. Her zaman şimdide yaşamayı başarabilirsen mutlu bir insan olursun. Çölde hayat olduğunu, gökyüzünde yıldızlar olduğunu ve insan hayatının özünde bulunduğu için kabile muhariplerinin savaştıklarını anlayacaksın. O zaman hayat bir bayram, bir şenlik olacak; çünkü hayat, yaşamakta olduğumuz andan ibarettir ve sadece budur.
*
Aşk, sevilen nesnenin yanında bulunmayı zorunlu kılıyordu.
*
"İnsan sevince," diye düşündü, "nesneler daha çok anlam kazanıyor."
*
...geleceği okumam; onu sezerim. Çünkü gelecek, Tanrı'ya aittir ve yalnızca o açıklar geleceği ve yalnızca olağanüstü durumlarda. Geleceği nasıl seziyorum? Şimdinin işaretleri sayesinde. Gizin kökü şimdidedir; şimdiye dikkat edecek olursan, onu iyileştirebilirsin. Ve şimdiyi iyileştirebilirsen, daha sonra gelecek olan da iyi olacaktır. Geleceği unut ve hayatının her gününü Şeriat'ın kurallarına uygun olarak ve Tanrı'nın evlatlarına bahşettiği inayete güvenerek yaşa. Her gün kendisiyle birlikte ebediyeti getirir."
*
"Yüreğimizi neden dinlemeliyiz?" diye sordu, mola verdikleri akşam.
"Çünkü yüreğin neredeyse hazinen de oradadır."
*
"Öyleyse neden yüreğimi dinlemek zorundayım?"
"Çünkü onu susturmayı hiçbir zaman başaramazsın. Hatta onu dinlemiyormuş gibi yapsan da o gene oradadır, göğsündedir; hayat ve dünya hakkında ne düşündüğünü sana tekrarlamayı sürdürecektir."
*
"Yüreğine, acı korkusunun, acının kendisinden de kötü bir şey olduğunu söyle. Düşlerinin peşinde olduğu sürece hiçbir yürek kesinlikle acı çekmez.
*
En karanlık an, şafak sökmeden önceki andır.
*
"Gözler ruhun gücünü gösterir,"
*
Bir düşün gerçekleşmesini bir tek şey olanaksız kılar: başarısızlığa uğrama korkusu.
*
...sevdiğimiz zaman, olduğumuzdan daha iyi olmak isteriz her zaman.
*
Dizüstü düşüp ağladı. Kişisel Menkıbesine inanmış olduğu, bir gün bir krala, daha sonra da bir tüccara, bir İngiliz'e, bir simyacıya rastladığı için Tanrı'ya şükrediyordu. Ve hepsinden önemlisi, Aşk'ın, bir erkeği Kişisel Menkıbesinden asla uzaklaştıramadığını kendisine anlatan bir çöl kadınına rastlamış olduğu için Tanrı'ya şükrediyordu.
*
Din büyüklerinin ya da tarihe geçmiş ünlü kişilerin yaşamlarını ve olağanüstü davranışlarını anlatan öykü. "Yazgı"ya gönderme yapılıyor.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder