9 Aralık 2018 Pazar

"Medarı Maişet Motoru" - Sait Faik Abasıyanık




📚Sait Faik; 1941'de, Yeni Mecmua’da tefrika edilen bu eserini, 1944'te, annesinin maddi desteğiyle  kitaplaştırmıştır.
📚İlk romanı olan Medarı Maiset Motoru; sosyal adaletin sağlanması, yoksulluğun azaltılması gibi eşitlikçi ve özgürlükçü düşünceler içermesi gerekçesiyle toplatılmıştır. 8 yıl sonra bazı bölümleri çıkarılarak tekrar basılmıştır.
📚Medarı Maişet Motoru’nda merkezi Burgazada olmak üzere civar adalarda ve İkinci Dünya Savaşı yıllarının egemen olduğu bir zaman diliminde sıradan hayatların zorluk, yokluk, işsizlik ve geçim sıkıntısı ile dolu dünyası ile yalnızlığı hikâye etmiştir.

📚Kitapta, yoksul balıkçıların gündüz zorlu çalışma şartları, sürekli  alkolik halleri, adalar, çoğunun adını ilk kez duyduğum balıklar, martılar, deniz üstü ve deniz altı yaşam... detaylı bir şekilde tasvir edilmiş.
📚Sait Faik, eserinde , haksızlıklara, sömürülen insanların dramına,“anlatıcı” konumunda, şiirsel bir dille değinmeye çalışmış.
📚Sait Faik, 1951’de Yeryüzü dergisinin açtığı bir soruşturmaya verdiği yanıtta sanatçının görevini belirtirken önemli cümleler kurmuştur: “Sanatkârın hiç olmazsa bugünkü sanatkârın vazifesi, kendi yurdunda işsizlikle, dilencilikle, haksızlıkla, istismarcılıkla mücadeledir.”

KİTAPTAN ALINTILAR
"içerisi su karıştırılmış bir bardak rakı kadar beyaz, bulanıktır."
*
“Para insanı ahlaksız ediyor. Karnı doyunca insanın kötü huyları da meydana çıkıyor” der bakkal Karamanlı. Bunu tecrübeyle öğrenmiştir. "
*
İnsanın en fenasında bir iyi tarafın bulunduğunu biliyoruz. Biz o iyi tarafı bulmaya, ondan istifade etmeye mahkûmuz, mecburuz.
Yarının geçimini cebinde saklayan hangi namertse ortaya çıksın!
*
Bir dost bulsam, onunla düşündüklerimi münakaşa edebilsem, ne iyi olurdu! Yalanı, gerçeği, iyiliği, fenalığı...
*
(Bir köprüden üç kişi geçmiş; biri yürümüş, görmüş geçmiş; ötekisi yürümeden geçmiş; üçüncüsü ne yürümüş, ne görmüş; ama geçmiş...)
*
“insan denilen mahluk yalnız edemez. Yalnız kalırsa aklına ya delilik ya fenalık gelir. Bu işte çocukların kabahati yok; kabahatin büyüğü bende... İnsan etrafındaki ne olursa olsun, ne cife[92] olursa olsun, insanlardan kaçmamalı...”

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder