28 Kasım 2018 Çarşamba

"Canavarın Çağrısı"- Patrick Ness


Evet, bazen hislerimiz karmaşık olabilir. Öfke,sevinç, hüzün, hayat ve ölüm... Tüm bunlar tabiatımızın bir parçasıdır.  Bunları tüm gerçekliğiyle kabullenmek yaşamın bir gerekliliğidir.
"YAŞAM KELİMELERLE YAZILMAZ, DEDİ CANAVAR. EYLEMLERLE YAZILIR. NE DÜŞÜNDÜĞÜN ÖNEMLİ DEĞİL, NE YAPTIĞIN ÖNEMLİDİR. "

Kitabın kapağı ve ilk sayfaları fantastik bir gerilim hikayesi ile karşı karşıya olduğumuz hissini veriyor olsa da öyle nefes kesip tüyler ürperten şeyler yok.  13 yaşında, annesi kansere yakalanmış bir çocuğun iç çatışmaları konu ediliyor.
Ama yine de ya komik, gırgır-şamata ya da macera, gerilim, korku meraklısı ergen okuyucular için iyi bir alternatif diye düşünüyorum. İyi bir okuyucu iseler kitaptan çıkarılabilecek dersleri yakalayabilir, biraz yardımcı da olursak satır aralarını okuyabilirler.
 Onların kalp ve ruh dünyasını kirletmeyecek , hassasiyetlerimizi zedelemeyecek olması yönüyle bizim delikanlılar için test edilip onaylanmış anneleri tarafindan 😉
Neyse, biz aile fertleri olarak okuyup bitirdikten sonra filmini izledik; kitap ve film arasındaki benzerlik ve  farklılıkları tartıştık, nitelikli bir birliktelik geçirmiş olduk. Vee yine kitap kazandı. Kitabın hayal dünyamızda oluşturduklarına , filmler yetişemiyor çünkü...


Kitap aslında fikir olarak Siobhan Dowd'a ait.
Siobhan Dowd'un beşinci kitabı olacakmış eğer tamamlayabilseymiş. 1960 doğumlu ingiliz yazar 47 yaşında göğüs kanserinden hayatını kaybetmiş ve tamamlayamadığı eserinin Patrick Ness'e tamamlanması önerilince Ness şöyle diyor;
"O yaratıcı kadının üslubunu taklit etmezdim, edemezdim.Bunu yapsaydım ona okura en önemlisi hikayeye zarar vermiş olurdum.
Fakat iyi fikirlerin bir özelliği var: yeni fikirlerin doğmasına önayak olmaları."

KİTAPTAN ALINTILAR

Fakat iyi fikirlerin bir özelliği var: Yeni fikirlerin doğmasına önayak olmaları.
*
Bazen insanlar en büyük yalanları kendilerine söylemek zorunda kalırlar.
*
Şifanın yarısı inanmaktır: iyileşmeye, seni bekleyen geleceğe dair inanç. Papaz ise, hayatım inançlar üzerine kurmuş olmasına rağmen, karşısına çıkan ilk zorlukta, hem de en çok ihtiyacı olduğu anda
inandıklarını gözden çıkardı. Bencilce ve korkakça davrandı.
*
Hikâyeler vahşi hayvanlar gibiydi ve hiç tahmin etmediğiniz yönlere gidebiliyorlardı.
*
Eğer içlerinde gerçeği barındırıyorlarsa, her şeyden daha önemli olabilirler.
*
Sonra her nasılsa yeniden okul başladı. İnanılmaz gibi görünse de, dünyanın geri kalanı için zaman akıp gitmeye devam ediyordu. Bir şeyler beklemeyenler için.
*
Conor'un kederi somut ve elle tutulur bir histi sanki; onu bir pençe gibi kavramış, mengene gibi sıkıştırıyordu. Nefes almak bile bir işkenceydi. Yeniden yere yığıldı ve yok olmayı,
bu kederden sonsuza dek kurtulmayı diledi.
*
Zihnin, rahatlatıcı yalanlara inanır; ama o yalanları gerekli kılan acı gerçekleri de bilir. Her ikisine de inandığın için, zihnin seni cezalandırır.
“İyi ama insan bunu nasıl engelleyebilir?” diye sordu Conor çatallı bir sesle, “içindeki onca farklı şeyle nasıl savaşır?” Gerçekleri dile getirerek, dedi canavar.
*






Hiç yorum yok:

Yorum Gönder