Satırlarda hayat bulan fikirlerin, yargıların; romandaki kişilerden veya olayların anlatıcısı Orhan’dan çok doğal olarak yazar Orhan Pamuk’a ait olduğunu bilmek ve bu çoğu zaan kışkırtıcı sayılabilecek ifadeleri yazara yüklememek elde değil. Bu sebeple kitabın beni pek sarmadığını söyleyebilirim.
Eğrisiyle doğrusuyla bir Türkiye gerçeğinin yansıması olduğunu kabullenerek sona erdirdiğim "eserde" , yazarın neyi doğru neyi yanlış bulduğunu da net olarak anlamış değilim.Tabii ki bu sözlerimden tamamen tarafsız olduğunu söylediğim de anlaşılmamalı.
Siyasal İslamcılar, solcular, darbe, başörtü sorunu ve İnanç sorgulaması...
KİTAPTAN ALINTILAR
Mükemmel bir tesbit:
“...gazetelerde yazılan her şeye tutkuyla inanan halk...”
*
Ölümün bize huzursuzluk verdiği çok doğru:
“...müze kataloglarını, canının istediği her şeyi ölümün çok uzak olduğunu bilen çocuklar gibi huzurla okurdu.”
*
“Hiçbir baskı gerçekten inanan bir kişinin günah işlemesi için yeterli değildir.”
*
“Beni koruyan şey Almanca öğrenememem oldu” dedi Ka. “Vücudum Almanca’ya direndi ve sonunda saflığıumı ve ruhumu korudum.”
*
"Allah'ı tek başına bulacaksan git, gecenin içinde kar yüreğini Allah sevgisiyle doldursun. Biz senin yolunu kesmiş olmayalım. Ama unutma ki ancak kendini beğenmiş mağrurlar tek başına kalır. Allah mağrurları hiç sevmez. Şeytan mağrur olduğu için Cennet'ten kovuldu."
*
Dışarıda iri tanelerle yağan karın altında Ka bir ara Kars'ın yabancısı olduğunu, ayrılır ayrılmaz şehri unutabileceğini hissetti, ama çok sürmedi bu. Bir kader duygusuna kapıldı; hayatın mantığını çözemediği gizli bir geometrisi olduğunu kuvvetle seziyor, bu mantığı çözüp mutlu olmak için derin bir özlem duyuyor, ama bu mutluluk isteğine yetecek kadar güçlü hissetmiyordu kendini o anda.
*
"Huzuruna çıkmam için ayakkabılarımı çıkarmam, birilerinin elini öpüp dizlerimin üzerine çökmem gerekmeyen bir Allah istiyorum ben. Benim yalnızlığımı anlayacak bir Allah."
*
"Bütün hayatım boyunca eğitimsizlerin, başı örtülü teyzelerle eli tespihli amcaların inandığı yoksulların Allah'ına inanmadığım için suçluluk duydum, inançsızlığımın mağrur bir yanı vardı. Ama şimdi dışarıdaki şu güzel karı yağdıran Allah'a inanmak istiyorum. Dünyanın gizli simetrisine dikkat kesilmiş, insanı daha uygar, daha ince kılacak bir Allah var."
*
"Allah'ı tek başına bulacaksan git, gecenin içinde kar yüreğini Allah sevgisiyle doldursun. Biz senin yolunu kesmiş olmayalım. Ama unutma ki ancak kendini beğenmiş mağrurlar tek başına kalır. Allah mağrurları hiç sevmez. Şeytan mağrur olduğu için Cennet'ten kovuldu."
*
Dışarıda iri tanelerle yağan karın altında Ka bir ara Kars'ın yabancısı olduğunu, ayrılır ayrılmaz şehri unutabileceğini hissetti, ama çok sürmedi bu. Bir kader duygusuna kapıldı; hayatın mantığını çözemediği gizli bir geometrisi olduğunu kuvvetle seziyor, bu mantığı çözüp mutlu olmak için derin bir özlem duyuyor, ama bu mutluluk isteğine yetecek kadar güçlü hissetmiyordu kendini o anda.
*
"Huzuruna çıkmam için ayakkabılarımı çıkarmam, birilerinin elini öpüp dizlerimin üzerine çökmem gerekmeyen bir Allah istiyorum ben. Benim yalnızlığımı anlayacak bir Allah."
*
"Bütün hayatım boyunca eğitimsizlerin, başı örtülü teyzelerle eli tespihli amcaların inandığı yoksulların Allah'ına inanmadığım için suçluluk duydum, inançsızlığımın mağrur bir yanı vardı. Ama şimdi dışarıdaki şu güzel karı yağdıran Allah'a inanmak istiyorum. Dünyanın gizli simetrisine dikkat kesilmiş, insanı daha uygar, daha ince kılacak bir Allah var."

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder