30 Ocak 2019 Çarşamba

"Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu" -Stefan Zweig



📚Kitap çocukluğundan beri , bir adama aşık olan  kadının,  zamanla saplantıya dönüşen aşkına yazdığı mektuptan ibaret. Bir solukta bitirdim . Erkek bir yazarın bir kadının çocukluğundan itibaren ruh hallerini bu denli iyi bilip kaleme alması yine bir Zweig mahareti değil de ne?  Tabii sorgulanacak çok şey var? Aşk tek taraflı olunca? Aşk her şeyi mübah kılmalı mı? Aşk cinsi duygular işin içine girince hâlâ aşk mi oluyor adı? ...


📚Zweig’ın 1920’li yılların sonunda kaleme aldığı Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu, tek taraflı bir aşkın naif anlatımıdır. Marjinal karakterleri ve eşine az rastlanır psikolojik çözümlemeleriyle okuyucuyu kendine hayran bırakan yazar, bu kez de âşık olan bir kadının saplantılı duygularını kaleme almıştır. Bir ömür süren suskunluğun “isimsiz” bir mektupla son buluşu aşk, sadakat ve mutluluğun anlamlarını okuyucuya bir kez daha sorgulatırken, hikâye aynı zamanda Zweig’ın psikolog yanını belirgin biçimde ortaya koyuyor....

(Tanıtım Bülteninden)

Affetmesen de fark etmez.
Ben çoktan affettim seni,
Benimki bir beklenti değil.
Gökyüzü mavidir değişmez...."
*
Sana, beni asla tanımamış olan sana."
*
Babam vefat etti annem ise bunu üzerine gittikçe içine kapandı ve benimle ilgilenmeyi bıraktı. Eksikliğini hissettiğim o aile sıcaklığını, şefkati sende aradım; sen tamamla istedim. Aptal mıydım? Hayır beyefendi, yalnızca on üç yaşındaydım.
*
Ve insanların arasında yalnız olmaktan daha korkunç bir şey yoktur.
*
Sabret sevgilim, sana her şeyi, hepsini en baştan anlattığım için, anlatacağım için, senden rica ediyorum, beni dinleyeceğin bu çeyrek saat yüzünden yorulma, çünkü ben seni bütün bir hayat boyunca sevmekten yorulmadım.’
*

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder