24 Eylül 2018 Pazartesi

"Beyaz Zambaklar Ülkesinde"-Grigory Spiridonovich

           
               Fin miletinin ; azim ve gayretle, tek bir yürek olup, sıfırdan zirveye, bataklıklardan zambaklar ülkesine dönüşüm hikayesi...
               Köylüsünden kentlisine, imalatçısından zengin tüccarına, kışlasından okuluna, sanatçısından ilahiyatçısına toplumun her kesiminden insanların işbirliğiyle gerçekleşen kalkınma ve yükseliş hikayesi...



              Heyecan, macera, korku, cinayet ve bol  aksiyonlu -film gibi- fantastik kurguya hevesli ortaokul yaş gurubunu şimdilerde çok daha iyi anlıyorum. "Beni anlamak için benim gibi olmalısın." sözü vardır ya hani. Bizim çocuklara şimdi bu kitabı okutsam sıkıcı bulacaklarına eminim. Onların ilgilerini daha iyi anlayabiliyorum. Kitabı okudukça -bu yaş gurubunun değer yargılarını kendi çocuklarımı da göz önünde bulundurarak-   bir zamanlar keşke bu kitaptan sınav yapacağıma, seçmeli okuma yapıp öğrencilerimle üzerine konuşsaydık dedim kendi kendime. Daha faydalı olurdu sanki. Çünkü doğrusunu söylemek gerekirse akıcı ve sürükleyici değil.🙈Çoğunlukla boş zamanlarında , eğlencesine kitap okuyan öğrenci gurubunun , hele ki bu devirde , "sıkıcı" olarak nitelendireceğine eminim. İdeal verme işini zevkli hale getirmek lazım vesselam.

KİTAPTAN ALINTILAR

"Devletlerin güç ve zaafı, milletlerin ilerleme ve yozlaşması, yalnızca devlet adamlarının ehil oluşlarından ve yönetim kabiliyetlerinden veya beceriksizliklerinden kaynaklanmaz. Yöneticiler iyi veya kötü olsunlar, kahraman veya zalim olsunlar, onlar kendi milletlerinin birer yansımasıdırlar.
Onlar, milli ruhun birer kopyasıdır, halk kitlesinin içinden doğmuştur. Bir millet nasılsa, devlet adamları da onlar gibidir. İşte bu nedenledir ki eskiden beri “Her millet, layık olduğu idareye ve devlet adamlarına sahip olur.” denilmiştir."
*
"Kahraman halkı heyecanlandırır ve alevlendirir. Ancak onu milletinden aldığı ateş ve heyecanla yakar."
*
“Evet, büyük adam bir kahramandır, bir yıldırımdır. Ama halk kitlesi ne kil tabakası, ne de saman yığını değildir. O, yıldırımı meydana getiren milletin kendisidir. Ne zaman bulut kümesi elektrik oluşturursa yıldırım da kendiliğinden oluşur. Eğer bulutlar elektrikle yüklü değilse, hiçbir zaman
şimşek veya yıldırım oluşmaz, yalnızca bulut nemli bir buhar hâlin de kalır. Milletler de böyledir. Eğer bir millet büyüklük ve kahramanlık özelliklerini taşıyorsa ondan yıldırımlar doğar, kahramanlar çıkar. Eğer halk kitlesi nemli bir buhar yığınından ibaretse, hiçbir güç ondan yıldırım çıkartamaz.”
*
"İyi mayanın hamuru kabartması gibi, kışla da milleti bilgi ve ahlâki açıdan yükseltmiştir."
*
"Çocukların azarlama, kınama ve cezayla itaatkâr ve sevgi dolu olabileceklerini sanmayın. Onların
yanında öyle davranınız ki, sizin meziyetlerinizi bizzat görerek sizi sevmeye baş lasınlar."
*
"Eğer gençliğin ruhunu tarım yapılmayan bir tarla gibi kendi hâline bırakırsanız, orada ısırgan otları ve dikenler yetişir."
*
"Bu işe kendini adamış hatipleri ve öğretmenleri seçerek, ülkenin her tarafına gönderiyorlardı. Böylelikle özel bir Halk Üniversitesi kurulmuştu ve bu üniversitenin profesörleri de iyi birer konuşmacı olan gezgin gençlerdi. Bu genç profesörler, halkı çeşitli konularda bilgilendirerek en uyuşuk ruhları bile uyandırıyorlardı. Bu konferansları dinleyenlerde daha çok bilgi öğrenmek, ülkenin herhangi bir şekilde ilerlemesine ve yükselmesine hizmet etmek arzusu uyanıyordu."
*
"Snelman, bütün köylülerin, işçilerin, imalatçıların ve bütün halk kesimlerinin her yönden aydınlanmasını, öğrenim ve eğitimini hayatının en önemli görevi saymış; bir zamanlar Pierre
d’Amiyen’ i n Haçlı Seferleri’ni kışkırttığı gibi, o da Finlandiya’da eğitim seferberliğinin 
öncüsü olmuştur."


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder