6 Nisan 2019 Cumartesi

"Yeraltından Notlar"-Dostoyevski





📚Bu kitabın satırlarını okurken çok uzun ve yüksek bir su kaydırağından kayar gibi hissettim kendimi. Kelimeler öyle akıyor, öyle samimi ilerliyor ki sayfalar...

📚  Kafası karışık , kendini gerçek dünyadan  soyutlamış bir adamın iç çatışmalarını ve hezeyanlarını konu alıyor kitap genel manada . Eserin “Yeraltı” adı verilen birinci bölümünde   kendisini, fikirlerini ve gelgitlerini  son derece akıcı bir şekilde anlatıyor  , ikinci bölümde ise bir kaç anısı yer alıyor.



Tanıtımdan Alıntı: Yeraltı Adamı'nın bir devlet memuru olarak geçirdiği tekdüze günler, yanında bir türlü rahat hissedemediği arkadaşları ve hayattaki mutlak yalnızlığı, bıkkın bir öfke ve küçük, imkânsız pazarlıklarla gittikçe daha fazla lekelenir, ta ki kendisini bir arada tutan görünmez ipler yavaşça çözülmeye başlayana kadar. Yeraltından Notlar, yayımlandığı 1864 yılından beri öfke ve sessizliğin en güçlü manifestolarından biri olmuştur.
Yeraltından Notlar,  Bu roman Dostoyevski’nin daha sonra yazacağı büyük romanların ipuçlarını taşımaktadır.

KİTABIN KÜNYESİ
Adı                 : Yeraltından Notlar
Orijinal Adı    : Записки из подполья
Yazarı             :Fyodor Mihailoviç Dostoyevski
Çevirmen        :Nihal Yalaza Taluy
Türü                : Roman
Sayfa Sayısı    : 140
Yayınevi          :Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Basım              :Haziran 2016
Ülke                : Rusya

KİTAPTAN ALINTILAR
tembellik bütün kusurların anasıdır.
*
İnsan yapıcıdır, yeni yollar açmayı sever, bu su götürmez bir gerçektir. Fakat neden acaba bir yandan da yıkmaya, her şeyi kaos haline getirmeye bayılır? Haydi buna cevap verin bakalım!
*
Gene de biliyor musunuz, bizim gibi yeraltı takımının dizginini sıkı tutmak gerektiği kanısındayım. Çünkü kırk yıl ses çıkarmadan yeraltında otururuz, ama bir fırsatını bulup yeryüzüne çıkarsak çenemizden kurtulamazsınız…
*
Bakın, yağmur yağarken saray yerine bir tavuk kümesi görsem, ıslanmamak için belki kümese girerim. Fakat kümes beni yağmurdan korudu diye, şükran borcumu ödemek için kümese saray gözüyle bakamam. Bana gülecek, hatta böyle bir durumda sarayla kümes arasında fark olmadığını söyleyeceksiniz. Evet, hayatta tek gayemiz ıslanmamak olsaydı, dediğiniz doğruydu diye cevap veririm ben de.
Yeraltından Notlar, Dostoyevski
*
Nihayet şuna geliyoruz baylar: En iyisi hiçbir şey yapmamak! Bilinçli tembellik hepsinden iyi! Onun için yaşasın yeraltı! Normal insanları çatlayasıya kıskandığımı söyledim ya, gene de gördüğüm kadarıyla, onların bugünkü halinde olmak istemem. (Kıskanmasına gene kıskanacağım. Hayır, hayır, her şeye rağmen yeraltı daha kârlı!) Orada hiç olmazsa insan… Eeh! Şimdi bile yalan söylüyorum! Yalan, çünkü iyi olanın yeraltı değil, başka, bambaşka, hasretini çekip bir türlü elde edemediğim şey olduğunu iki kere ikinin dört ettiği gibi biliyorum! Cehenneme kadar yolu var yeraltının!
*
temiz kalpli olmayan kimsenin idraki tam değildir.
*
Her insanın hatıralarında, herkese söyleyemeyeceği, ancak dostlarına açabileceği taraflar vardır. Hatta dostlara bile açılamayacak, insanın yalnız kendine saklayacağı sırları da bulunur. Bunlardan başka, kendi kendimize bile açmaktan çekindiğimiz konular da vardır ki, bunların sayısı şerefli bir insanın dağarcığında bile hayli kabarıktır.
*
İnsan kendi kendine karşı tamamıyla samimi olabilir mi? Sırası geldiği için söyleyeyim; Heine inandırıcı bir otobiyografi yazmanın hemen hemen imkânsız olduğu, insanın kendisi hakkında mutlaka birtakım yalanlar uyduracağı iddiasındadır.
*
Yemin ederim baylar, fazla bilinçli olmak bir hastalıktır."
*
Okumaktan başka yapılacak işim, gidecek tek yerim yoktu, çünkü çevremde saygıya layık, beni kendine çekebilecek bir meşguliyet bulamıyordum.

Kolay elde edilmiş bir saadet mi, yoksa insanı yücelten ıstırap mı daha iyidir? Evet, hangisi daha iyi?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder