22 Ocak 2019 Salı

"Sol Ayağım"- Christy Brown


📚Christy Brown, İrlandalı bir yazar ve ressam...Beyin felçli olarak dünyaya gelmiş ve   bu yüzden doktorlar fazla yaşamayacağını düşünmüş ancak annesi  doktorlara ragmen tüm şartları zorlayıp asla pes etmemiş.
📚Son derece  fedakar bir  anne tarafından eğitilen,  vücudunda tek oynatabildiği uzvu  sol ayağı  olan Christy Brown, bu kitapta kendi zorlu ama başarılı hayat mücadelesini kaleme almıştır.
📚Daha önce de ibretle okuduğum bu kitabı tekrar şüķür ve hamd duygularıyla okudum.



KITAPTAN ALINTILAR

Hayatımda yeni bir gün diye bir şey yoktu, her gün bir öncekinin bir tekrarıydı, hiç değişiklik ya da değişiklik değişiklik veya değişiklik umudu olmaksızın.
*
Başka bir şeyler istiyordum; gergin enerjimi, içimden fışkıran gerginlik ve asabiyetimi harcamama olanak verecek bir şeyler istiyordum.
*
...beni önemli, işe yarar ve sorumluluk sahibi biri gibi hissettirmekte ustaydı.
*
Bir çocuğun sıradan yaşamından,sokaklardan ve küçük ara yollardan uzaklaşmış biri olarak, yüreğimin vücuduma oranla büyüme ve gelişme açısından millerce yol kat ettiğini farkediyordum.
*
Benimle diğer insanlar arasında kendi zihnim dışında hiçbir 'farkım' olmadığını düşünüyordum.Kendimi böylesine bir rüya ülkesinde, imkânsız bir cennette kaybetmek büyük bir zevkti.Gözlerimi, kendimle ilgili bütün sevimsiz gerçeklere karşı birkaç hafta olsa bile kapatmam büyük bir mutluluktu.Fakat yine de gerçeğe en acı ve en sert şekilde geri dönüyordum.
*
Çocukluğun neşe dolu kayıtsızlığı ve yetişkinliğin bilinçlendirici acısı ve hayal kırıklığı arasında asılı duruyordum.
*
Peter'ın ve diğerlerinin evlerini tuğlalarla inşa ettiği gibi ben de tuğlalar ve harçlarla sadece bir ev değil, düşünce ve fikirlerle kendime kocaman bir dünya oluşturacaktım.
*
Tanrı'yı düşünsem de bu sadece isyan duygusuyla oluyordu.Her gece diğerleriyle birlikte dua ederdim, fakat bunu otomatik olarak söylediğim şeylere herhangi bir duygu veya düşünce katmadan yapardım.Büyüdükçe Tanrı bile benden uzaklaşıyor gibi gelirdi.
*
O zamana kadar kör olduğumu; diğer insanların açılarıyla kendiminkileri karşılaştırdığımda, benimkinin önemsiz olduğunu hissetmeye başlamıştım.
*
Tekrar eski bir ceketi giyiyor gibiydim.Her şey aynıydı.Eski yaşayışıma,eski düşünce biçimime içerlemiştim.Bir şeyler için yaşamak istiyordum ama hiçbir şey yoktu.Hayatımda bir amaç, bir değer olsun istedim ama bunların hiç biri yoktu.Boş ve anlamsızdı.Kendimi neşesi bitmiş hissediyordum,bulamayacağım bir şeyi arıyor veya ulaşamayacağım bir şeye ulaşmaya çalışıyor gibiydim.
*
İçimde bir insan vardı, Efendisinin isteğini seve seve kabul eden bir hizmetçi değil, diğer dünyayı düşünmeden önce bu dünyayı kavramak ve hakkında daha çok şey öğrenmek istiyordum.
*
Başlık olarak "Bir Zihinsel Engellinin Anıları" adını vermiştim.Güzel bir ironi olacağını düşünmüştüm,beş yaşımda akıl sağlığımdan şüphe duyan doktorların suratına bir çeşit tokat olacaktı.Dili kullanabildiğim kadarıyla mükemmel kullanmıştım.Örneğin kendime sakat demek ve bunu öylece bırakmak yerine "şanssız varlık" veya"Tanrısal bir başarısızlık" dedim.
*
Yine de geçmişyalan söylemez; geçmiş değiştirilemez.
*
Düzgün bir yolu olmayan kelimeler ormanı gibiydi.Bir yerlerde bir sorun olduğunu biliyordum, çünkü anlatmaya başlamadan önce düşüncelerim yeterince açıktı, fakat onları aktarmaya çalıştığımda hepsi bozuldu ve zihnimde rüzgârda uçuşan yapraklar gibi dağılmaya başladı.Onları zorla toparlıyor ve devam ettiriyordum.
*
Kişinin kaslarını tamamen rahatlatması ve onları ıslak bir kâğıt gibi yumuşatması için öncelikle zihnini rahatlatması, düşüncelerini rahatlatması ve düşüncelerinin bilinçsizce, bir yere yönelmeden gitmek istedikleri yere gitmelerine izin verilmesi gerekmektedir.

"Konuşmak benim çabalarım arasında, insanlarla sıradan ilişkiler kurmamda,her zaman en büyük engel olmuştur. Bana en acı veren engelim olmuştur; çünkü konuşma olmaksızın insan kaybolmuş gibidir, milyonlarca şey söylemek yerine bir kelime bile edemez. Yazmam gayet iyiydi, fakat sadece yazılı kelimelerle anlatılamayan, 'hissettirilemeyen' bazı duygular vardır. Yazmak ölümsüz olabilir ama sesin yaptığı gibi iki insan arasındaki boşluğu doldurmada bir köprü oluşturamaz."

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder