29 Aralık 2018 Cumartesi
"Öpücük Kutusu"- Mehtap Kayaoğlu
"İnsanın iki ayrı hayatı var: Birincisi 'dışarıdan görünen', ikincisi 'kişinin kendisinin bile ne hissettiğini bilmeden yaşadığı, çatışmalarla, bilinçdışı gizemlerle dolu karmaşık olan' hayatı. Bu kitabı, ikinci hayatınız için yazdım."
-Psikoterapist Mehtap Kayaoğlu-
📚Hastalarıyla sevecen, arkadaşça, hoş, samimi diyaloglar kurup, özellikle de ergen çocukların sorunlarını bilinçaltına inerek çözen bir psikoterapistin hikayelerini okuyoruz bu kitapta.
📚"...zeka, kişilik, bilinçaltı, ilgi-yetenek.Ben en fazla, zaman kaybını önlediği ve çocukların bilinçaltı süreçlerini çok pratik bir biçimde ortaya çıkardığı için projektif testleri seviyorum." diyor yazar bir yerde. Bu satırlar bende büyük bir merak duygusu uyandırdı, araştırmayı düşünüyorum.
📚Yazarın: "Bir çocuğun yetiştirilme sürecinde bunlardan daha önemli ne olabilir?" diyerek sıraladığı anne-baba davranışları:
📍Destekleyen.
📍Yönlendiren.
📍Karşılıksız seven.
📍Eleştirmeyen.Tenkit etmeyen.
📍Tehdit etmeyen.
📍Ani çıkışlarla azarlamayan.
📍Her türlü sorunu çocuğuyla konuşabilen.
📍Konuşmalarda nasihatlere yer vermeyen.
📍Bastırmayan.
KİTAPTAN ALINTILAR
Ne kadar iyi tanıdığımızı düşünürsek düşünelim, ne kadar bizim bir parçamızmış gibi görünürse görünsün, ne kadar bizden hiçbir şeyi saklamadıklarını bilirsek bilelim, çocuklarımızı aslında yeterince tanımıyoruz.Ya da onlann tanımamıza izin verdikleri kadarıyla tanıyoruz.Hatta birçoğumuz onları tanımaya, anlamaya çalışmıyoruz bile.Bir yetişkin, adına ister anne deyin ister baba ister teyze, çocuğunu ne kadar tanıdığını düşünürse düşünsün, açıkta kalan bir yerler mutlaka oluyor.Elimde büyüyen, dünyada her şeyden çok sevdiğimi düşündüğüm yeğenimle ilgili ilginç bir gerçeği, gizli bir yaşam mutluluğunu, tesadüfen yanına yatınca öğreniyorum.
*
Bilinçaltı, insanları öyle ilginç yönlendirir ki.Davranışlarınızın ne zaman nereye gideceğini kesinlikle kestiremezsiniz.Yaptığınız şeyin yanlış olduğunu bilirsiniz ama yapmaktan kendinizi alıkoyamazsınız.İşte tam da bu durum, bilinçaltmızla ilgilidir.Sizi yönlendirir, davranışlarınızı, düşüncelerinizi belirli bir noktaya kanalize eder.
*
Kendi yolunuzda yürüdünüz mü hiç? İtilip çekilmeden, ne yapmanız gerektiği söylenmeden kendi yolunuzda; tam da olmasını istediğiniz gibi.
Birilerinin hayatının bir yerlerindeki boşlukları doldurma zorunluluğu olmadan...
*
Bir çocuk ne kadar saldırgan ve kavgacıysa, o çocuğun o oranda korkak ve güvensiz olduğunu hemen anlayın.Hemen anlayın ki, yaptığı bu saldırgan davranışlara, saldırganlıkla cevap vermeyin.Hemen anlayın ki, sorun ne kadar büyük görünüyor, küçücük bedenlerinde taşıdıkları yükleri de bir o kadar fazla.
*
Onunla birkaç seans; korkuları, kıskançlık duygusu, duygularını ifade etme biçimleri hakkında konuştuk.Tabii bu duyguları, onda olan şeyler diye konuşmadık.İlk birkaç görüşmede oldukça dirençliydi.Kendi düşüncelerini sonuna kadar savunuyordu."Bence böyledir." diye kestirip attığı durumlar oluyordu.Zamanla direnç, yerini olumlu duygulara bırakmaya başladı.Sinirli olduğunu kabul ediyordu.Sinirinden önüne ne gelirse devirdiğini de eklemeyi unutmuyordu.En fazla sinir olduğu kişi kimdi?Bildiniz!.Ablası.
*
Haksızlık olmasın diye her şeyi sırayla yapmaya öylesine alışmışlardı ki.Okuldan eve geldiklerinde, kimse kimseyi rahatsız etmesin diye kendi odalarına çekildiklerini söylüyorlardı.Engin, yaşı ve cinsiyeti gereği, hareketli oyunları seviyordu.Ablasıyla güreşmek, boğuşmak, boks yapmak istiyordu.Görünen oydu ki sırf ablasıyla bir şeyler yapmak adına onunla uğraşıyordu.Ablası da tam tersi, otursun, kitap okusun, günlük yazsın.Kız işleri.:İkisi, birbiri için hiçbir şey yapmıyordu.'
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
-
📒Cenab-ı Allah her bir kulunu biricik ve özel yaratmış, her birerimizin yoğurt yiyişi birbirinden farklı. Bu yüzden bize heyecan veren,...
-
📚Bir süre subay olarak orduya katılan Tolstoy, Kafkasya'da geçirdiği günlerde edindiği izlenimleri gerçekçi bir biçimde öykülerine yans...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder