"Bir şiirde, eğer övülmeye değer bir ahenk varsa, onu sağlayan şey, ne vezindir, ne de kafiye...Benzeti, iğretileme, abartma ve bunların bir araya gelmesinden oluşacak bir düşsel zenginlik, umarım tarihin aç gözünü artık doyurmuştur." satırlarıyla Türk edebiyatı şiirine apayrı bir bakış sunup, 1940-1950 yılları arasında Cumhuriyet dönemi şiirinde büyük etki bırakan Orhan Veli, Garip akımının doğmasına yol açan ve Türk şiirinde bir mihenk taşı kabul edilen şahıstır.
Ortaya koyduğu düşüncelerde haklılık payı yok değildir; ancak şahsi olarak gönlümün eskiden yana olmasından mıdır , serbest şiirlerinden daha çok sevdim eski şiirlerini şairin.
KİTAPTAN ALINTILAR
"Şiir, bütün özelliği, söylenişinde olan bir söz sanatıdır. Yani tümüyle anlamdan oluşur. Anlam, insanın beş duyusuna değil, kafasına seslenir. Öyleyse, doğrudan doğruya insan ruhuna seslenen ve bütün değeri, anlamındaolan gerçek şiir öğesinin, müzik gibi, bilmem ne gibi ikinci derecede hokkabazlıklar yüzünden dikkatimizden kaçacağını da unutmamak gerek. Tiyatro için çok daha gerekli olan dekora karşı çıkıyorlarda, şiirdeki müziğe karşı çıkmıyorlar."
*
"Apollinaire, ‘Calligrammes’ adlı kitabında, şiire bir başka sanat daha sokuyor: resim. Diyelim ki, bir yağmur şiirinin dizelerini sayfanın yukarı köşesinden aşağı köşesine doğ ru dizmiş. Yine aynı kitapta bir yolculuk şiiri var : harfleriyle sözcüklerinin sıralanışı gözümüzün önüne vagonlardan, telgraf direklerinden, aydan, yıldızlardan oluşmuş bir tablo çiziyor. Açık konuşmak gerekirse, bütün bunların bize bir yağmur havası, bir yolculuk havası verdiğini, yani Apollinaire’in başka bir sanatla ilgili birtakım dalaverelerle bizi şiirin havasına soktuğunu söylemek gerekir."
*
Şiiri şiir yapan, yalnızca söylenişindeki özelliktir; o da anlama ilişkin bir şeydir.
*
şiiri sınırdan kurtarmak bize düştü.
*
Şiirde saldırılması gerektiğine inandığım anlayışlardan biri de dizeci anlayıştır.
*
EKMEK
Dilimin ucunda bir eski arkadaş adı,
Unutulmuş şekilleri taşıyan bulutlar;
Bir gökyüzü genişliğiyle ruhuma dolar
Otların içine sırtüstü yatmanın tadı.
Avucumda sıcaklığını duyduğum ekmek;
Üstümde hâtırası kadar güzel sonbahar;
O bembeyaz, o tertemiz bulutlara dalar
Düşünürüm bir çocuk türküsü söyleyerek.
(1936/Varlık.1.3.1952)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder