3 Aralık 2018 Pazartesi

"Amok Koşucusu"- Stefan Zweig


"İnsan kendisine yardım edilmesini istiyorsa, lafı döndürüp dolaştırmamalı ve hiçbir şey de gizlememeli..."
Öykülerindeki karakterlere gerçeklik hissini vermedeki başarısı, edebî dilindeki zenginliği, anlatımının oldukca sürükleyici olması yönüyle sanırım ara ara tüm eserlerini okuyacağım bir yazar Stefan Zweig. Ara ara diyorum, çünkü olay kurgusu olsun karakterlerin menankolik ruh hali olsun üst üste biraz ağır geliyor. Bu fikrim, ortak noktası intihar olan yedi ayrı hikâyeden oluşan bu kitapla daha bir pekişti.

Ayrıca gemi yolculuğu yazarımızın hayatında önemli bir yere sahip olmalı ki, bunu sıkça kullanıyor eserlerinde. Zira Satranç'ta da Amok Koşucusu'nda da gemide ve geriye dönüşle aktarılan  bir hikaye sözkonusu.
Kitaptaki Hikayeler
*Bir Çöküşün Öyküsü
*Madalyon
*Bezginlik
*Amok Koşucusu
*Ay Işığı Sokağı
*Leporella
*Leman Gölü Kıyısındaki Olay

KİTAPTAN ALINTILAR
İnsan gençken yalnızca başkalarının hastalanıp öleceğini düşünür.
*
Ağındaki örümcek gibi öyle hareketsiz oturuyordum.
*
“Amok mu?.. Galiba hatırlıyorum... Malezyalılarda görülen bir tür sarhoşluk...”
“Sarhoşluktan öte bu... çılgınlık, insanın öfkeden gözünün dönmesi... insanın korkunç, delice bir saplantıya kapılması, öyle ki hiçbir biçimde alkol zehirlenmesiyle kıyaslanamaz...
*
En basit ve önemsiz şeylerden önceden tahmin edilemeyecek sonuçlar çıkarabilirdi.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder